Covid-19 Salgını Nedeniyle Yargıda Sürelerin Durması Hakkında

Yazıyı paylaş

Share on facebook
Share on linkedin
Share on twitter
Share on email

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Covid-19 salgının ülkemizde de görülmesi nedeniyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla 25.03.2020 tarihinde kabul edilen ve 26.03.2020 tarihli, 31080 Sayılı Resmî Gazete 1. Mükerrer’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca maddi hukuk, usul hukuku ve takip hukukunda sürelerin durması ve iş yeri kiralarının ödenmemesi haline ilişkin birtakım düzenlemeler getirilmiştir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki kanuni sürenin durması demek, o ana kadar işlemiş olan sürenin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Daha önce işlemeye başlamış bulunan süre durmuşsa, sebep ortadan kalkınca, ilgili süre kaldığı yerden işlemesini sürdürür. Diğer bir deyişle, işlemiş bulunan süreler dikkate alınacak, geri kalan süre kaldığı yerden yeniden işlemeye devam edecektir.

      A. Sürelerin Durmasına İlişkin Düzenleme

İlgili Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca:

  1. Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler;  2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 -bu tarih dâhil- tarihinden itibaren 30/4/2020 -bu tarih dâhil- tarihine kadar durmuştur.
  2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 -bu tarih dâhil- tarihinden itibaren 30/4/2020 -bu tarih dâhil- tarihine kadar durmuştur.

Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacaktır. Ayrıca aynı maddenin devamında salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanının durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği düzenlenmiştir.

      B. Sürelerin Durmasına İlişkin İstisnalar

Aşağıda sayılan süreler kapsam dışı bırakılmıştır:

  1. Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri,
  2. Ceza Muhakemesi Kanunu ile düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler,
  3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler

işlemeye devam etmektedir.

       C. İcra İflas Hukukuna İlişkin Düzenlemeler

İcra İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında düzenlenen istisnalar aşağıdaki gibidir:

  1. İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecektir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacaktır.
  2. Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecektir.
  3. Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecektir.
  4. İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınacaktır.

Son olarak 7226 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile 01.03.2020 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesinin kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu Kanun’un açıklanan geçici 1. ve geçici 2. maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Paylaşımlardan haberdar olmak için

Yeni yazılar, haberler ve akademik çalışmalar

Benzer Yazılar

MAGNA HUKUK AVUKATLIK & DANIŞMANLIK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HUKUKU KAPSAMINDA ÇALIŞAN ADAYI AYDINLATMA METNİ

Magna Hukuk, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı Kanun) kapsamında kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen olarak veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden veri sorumlusu sıfatıyla sorumludur.
       
İşbu metinle temel hak ve özgürlükler ve kişisel verileri korumak; Anayasa’ya, insan haklarına ilişkin taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve Kanun ile sair mevzuata uygun veri işleme faaliyetinde bulunmak amacıyla Magna Hukuk tarafından yapılan iş başvuruları doğrultusunda işlenen kişisel verilere ilişkin veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, çalışan adayı durumunda olan ilgili kişilerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışan adayları, Magna Hukuk bünyesinde çalışmak için başvuruda bulunmuş avukat, stajyer avukat ve idari personel adaylarıdır.
       
İşbu metin Magna Hukuk Avukatlık & Danışmanlık Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası Metni (Politika Metni) ile açıklanan kavram ve ilkelere uyumlu olarak hazırlanmış olup gerektiğinde güncellenmektedir.