Bugünkü gazetelerin haber sitelerinde, online rezervasyon sitesi Booking.com’un Türkiye’de temsilcilik açmayı ve vergi vermeyi kabul ettiğine ilişkin duyumlar alındığı yönde bir haber çıktı. Booking.com’un temsilcilik açmak için çalışmalarına hız verdiği ve Türkiye’de elde ettiği cironun %7,5’ini dijital vergi olarak vereceği duyurulmuştur.
TÜRSAB’ın talebi üzerine Dr. Hamdi Pınar tarafından hazırlanan hukuki mütalaa ile paralel şekilde 2017 yılında Booking.com’un internet sitesine erişim 6102 sayılı TTK, 1618 sayılı Kanun çerçevesinden ve vergi mevzuatından kaynaklanan hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğinden dolayı elde ettiği gelir sebebiyle rakipleri olan ve benzeri hizmeti veren Türk şirketlerine karşı haksız bir şekilde büyük bir rekabet üstünlüğü kazandığından engellenmiştir. Booking.com’un Türkiye’de temsilcilik açma kararı ile birlikte hakkındaki erişim engelinin de kaldırılması ilerleyen günlerde söz konusu olacaktır.
Booking.com örneğinden de görüleceği üzere internet sayesinde yaygınlaşan dijital ekonominin yeni iş modellerinin gelişimi beraberinde hukuki açıdan yeni tartışma konularını getirebilmektedir. Bu tarz yeni iş modellerinin hukuki açıdan doğru bir şekilde nitelendirilmesi ve bunlara uygun yeni hukuki çözümler üretilmesi gerekmektedir. Hukuki sınırlar içinde dijital ekonominin yeni iş modellerinin düzgün bir şekilde işlemesinin tüm paydaşların yararına olacağı muhakkaktır.
Anayasada düzenlenmiş olan temel hak ve özgürlüklerden herkes gibi söz konusu bu tür şirketler de yararlanacaktır. Özellikle Anayasanın 48. maddesine göre teşebbüslerin Türkiye’de de özel teşebbüs kurma, çalışma ve sözleşme özgürlüğü bulunmaktadır. Bu özgürlükler ancak kanunla sınırlandırılır ve bu sınırlandırma da ölçülülük ilkesine uygun olmak zorundadır -Anayasa m. 13-. Türk rekabet, reklam ve özellikle de haksız rekabet hukukuna ilişkin kanuni hükümler, Booking.com gibi her tüzel kişilik için de sınırlandırıcı bir niteliktedir. Rekabet ve haksız rekabete ilişkin bu hükümler, piyasadaki dürüst rekabet düzeninin korunması ve bozulmasının önlenmesinde en önemli araçtır. Zira rekabet ve haksız rekabet hukukunun amacı, tüm piyasa katılımcıları olarak bizatihi rekabet düzeninin, rakiplerin, müşterilerin ve kamu menfaatinin korunmasıdır. Türk mevzuatı gereğince yasal yükümlülüklerini yerine getiren dijital platformların Türkiye’de kendi iş modelleriyle ticari faaliyetlerini yürütmelerinde hiçbir engel bulunmamaktadır.
Booking.com’un Türkiye’de ofis açmayı ve vergi vermeyi kabul etmesi, Türkiye pazarının bu şirket açısından önemini ve şirketin bu pazarı kaybetmeyi göze alamadığını da göstermektedir. Böyle bir gelişmenin AB üyesi olmayan diğer üçüncü ülkeler açısından da emsal teşkil edeceği muhakkaktır.


