Rekabet Kurulu’nun Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Hac Umre Seyahat Acentaları Derneği’ne Yönelik Rekabet İhlâli İddiasına İlişkin Gerekçeli Kararı Açıklandı

Yazıyı paylaş

Share on facebook
Share on linkedin
Share on twitter
Share on email

Rekabet Kurulu tarafından Türkiye Seyahat Acentaları Birliği [TÜRSAB] ve Hac Umre Seyahat Acentaları Derneği’nin [HURSAD] 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun [4054 sayılı Kanun] m. 4’ü ihlâl edip etmediğinin tespitine yönelik yürütülen soruşturma neticesinde TÜRSAB’ın 4054 sayılı Kanun m. 4’ü ihlâl ettiğine, HURSAD davranışlarının ise m. 4 kapsamında ihlâl niteliğini haiz davranışlar olmadığına karar verilmiştir[1].

26.04.2021 tarihli bu karar kapsamında TÜRSAB ve HURSAD’ın ilgili mevzuat uyarınca seyahat acentelerine tahsis edilen toplam hac kontenjanının, seyahat acenteleri arasında paylaştırılmasına yönelik faaliyette bulunup bulunmadıkları ve bu kapsamda 4054 sayılı Kanun m. 4’ü ihlâl edip etmedikleri değerlendirilmiştir. Zira teşebbüs birliği niteliğini haiz TÜRSAB ve HURSAD’ın karar ve eylemleri seyahat acenteleri arasında hacı adaylarına ilişkin müşteri/kota paylaşımı teşkil ettiği takdirde rekabet ihlâl edilmiş olacaktır.

Hacca Yönelik Seyahat Acenteliği Hizmetleri Pazarı” olarak belirlenen ilgili ürün pazarı dikkate alındığında ilgili mevzuat uyarınca kimlerin hac organizasyonu yapabileceği, hac kayıtlarının nasıl yapılacağı, hac organizasyonlarında sunulacak hizmetlerin ve bunların standartlarının neler olacağı detaylı bir şekilde belirlenmiştir. Bu çerçevede ilgili Bakanlar Kurulu Kararı[2] m. 6 uyarınca Türkiye’ye tahsis edilen hac kontenjanının %60’ı Diyanet İşleri Başkanlığı [DİB]’na, %40’ı ise acentelere verilmiş ve DİB ile sözleşme imzalayan seyahat acentelerinin %40’lık kontenjan içerisinde hacı kayıtlarına ilişkin rekabet edecekleri bir piyasa öngörülmüştür.

Piyasaya ilişkin bu genel bilgiler doğrultusunda soruşturmanın tarafı olan TÜRSAB hakkında Kurul tarafından yapılan değerlendirmeye göre; TÜRSAB’ın hac teminatları ve hac kayıtları bilgisinin acenteden toplanmasına ilişkin bir görevi bulunmamasına rağmen bu yönde davranışlarda bulunduğu ve soruşturma konusu acenteler arası müşteri paylaşımı kararlarının alındığı tespit edilmiştir. Nitekim TÜRSAB’ın:

  • Soruşturmanın temel konusunu teşkil eden hac kontenjanlarının paylaştırılmasına,
  • Seyahat acentelerinin hac ücretlerinin belirlenmesine,
  • Piyasada arz miktarı ve arz standartlarının belirlenmesine

ilişkin mevzuattan kaynaklanan herhangi bir yetkisi bulunmadığı belirtilerek bu davranışlarının, 4054 sayılı Kanun m. 4 kapsamında ihlâl niteliğini haiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla yürütülen soruşturma neticesinde TÜRSAB’ın seyahat acentelerinin serbest rekabetine açık olması gereken hac kayıtlarında, kontenjan paylaşımı yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun m. 4’ü ihlâl ettiğine karar verilmiş ve bu kapsamda TÜRSAB’a yönelik 112.484,36-TL idari para cezası verilmiştir.

Kurul nezdinde temsil ettiğimiz HURSAD hakkında ise soruşturma konusu kontenjan paylaşımı uygulamalarına ilişkin savunmalarımızın kabul görmesi sebebiyle karşı bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulmamış ve bunun sonucu olarak HURSAD’ın 4054 sayılı Kanun m. 4’ü ihlâl etmediği tespit edilmiştir.


[1] 21-23/274-120 sayılı 26.4.2021 tarihli Rekabet Kurulu kararı için bkz. [https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=26f91183-81e7-45b5-b0de-a25331510846, erişim 08.12.2021].

[2] 30.10.2011 tarih ve 28100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı”.

Paylaşımlardan haberdar olmak için

Yeni yazılar, haberler ve akademik çalışmalar

Benzer Yazılar

MAGNA HUKUK AVUKATLIK & DANIŞMANLIK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HUKUKU KAPSAMINDA ÇALIŞAN ADAYI AYDINLATMA METNİ

Magna Hukuk, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı Kanun) kapsamında kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen olarak veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden veri sorumlusu sıfatıyla sorumludur.
       
İşbu metinle temel hak ve özgürlükler ve kişisel verileri korumak; Anayasa’ya, insan haklarına ilişkin taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve Kanun ile sair mevzuata uygun veri işleme faaliyetinde bulunmak amacıyla Magna Hukuk tarafından yapılan iş başvuruları doğrultusunda işlenen kişisel verilere ilişkin veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, çalışan adayı durumunda olan ilgili kişilerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışan adayları, Magna Hukuk bünyesinde çalışmak için başvuruda bulunmuş avukat, stajyer avukat ve idari personel adaylarıdır.
       
İşbu metin Magna Hukuk Avukatlık & Danışmanlık Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası Metni (Politika Metni) ile açıklanan kavram ve ilkelere uyumlu olarak hazırlanmış olup gerektiğinde güncellenmektedir.