Anayasa Mahkemesi Kararları Doğrultusunda İşverenin Kurumsal E-postaları İnceleyebilme Şartları

Yazıyı paylaş

Share on facebook
Share on linkedin
Share on twitter
Share on email

Anayasa Mahkemesi’nin 12.01.2021 tarihli, 2018/31036 başvuru numaralı kararı[1]  ile işçilerin kurumsal e-posta hesaplarındaki iş kapsamında olmayan özel nitelikli yazışmalarının işveren tarafından denetimi üzerine istikrar kazanmaya başlayan içtihadı yayımlanmıştır. Anılan karara konu olan olayda başvurucunun özel bir işletmede belirsiz süreli iş sözleşmesi ile müşteri ilişkileri yönetmeni olarak çalıştığı, başvurucunun, eşinin açtığı ticari işletmenin zarara uğramaması amacıyla bankanın e-posta adresinden ticari işletmenin muhasebecisi ile yazışmalar yaptığı, belgeler gönderdiği, eşinin hesabının ise sıkça görüntülendiği, bu durumun başvurucunun işyerindeki performansını olumsuz yönde etkilediği belirtilmiş ve başvurucu hakkında banka yönetimince görevlendirilen müfettişlerce yapılan teftiş sonucunda başvurucunun bu eylemleriyle ticari faaliyette bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine başvurucunun iş akdi feshedilmiştir.

Başvurucu tarafından Anayasa Mahkemesi’ne kurumsal e-posta hesabı içeriğinin işveren tarafından incelenmesi ve yazışmaları gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiaları ile bireysel başvuruda bulunulmuştur.

Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede işyerinde kullanıma sunulan iletişim araçlarının işverene ait olduğu gerekçesiyle işverenin iletişim araçları üzerinde sınırsız ve mutlak bir gözetleme ve denetleme yetkisinin bulunmadığı, işçi ve işveren menfaatlerinin dengelenmesi gerektiği belirtilmiş; e-posta hesabı üzerinden yapılan iletişimin denetlenebileceğine ve iletişim araçlarının kullanım koşullarına ilişkin olarak önceden tam ve açık bir bilgilendirme yapıldığı hallerde bu bilgilendirmeye itiraz edilmemesi şartıyla çalışanın rızasının mevcut olduğunun kabulünün gerektiği ifade edilmiştir. Somut olaya yönelik incelemesinde Anayasa Mahkemesi başvurucunun kullanımına sunulan kurumsal e-postanın denetlenebileceğini ve denetimin usulüne ilişkin önceden iş sözleşmesiyle açıkça bildirim yapıldığını, ayrıca başvurucu tarafından imzalanarak bu hususa rıza gösterildiğini belirtmiştir. Ayrıca AYM, işverenin kişisel veriyi inceleme amacı dahilinde bir denetleme gerçekleştirdiğini, inceleme sonucunda elde edilen verileri amaca uygun kullandığını ifade ederek özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediği yönünde karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi bu kararında 2016/13010 başvuru numaralı E.Ü. kararı ile aynı doğrultuda değerlendirmelerde bulunarak,

  • İşçiye kurumsal e-posta hesabının incelenebileceğine yönelik önceden bilgi verilmiş olması,
  • E-posta hesabının incelenmesinin işçi hakkındaki iddialarla sınırlı olması,
  • İşveren tarafından yazışmaların incelenmesinin amaca uygun olarak gerçekleştirilmesi

şartları üzerinde durmuş ve bu hususlara aykırılık teşkil etmeyen e-posta incelemesinde hak ihlali olmadığına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin önceki tarihli 2013/4825 başvuru numaralı Ömür Kara ve Onursal Özbek kararı da aynı yönde olmuştur. Buna karşın Anayasa Mahkemesi’nin 2013/7666, 2013/9704 ve 2013/9706 başvuru numaralı kararlarında ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı sözleşmeli personelinin sözleşmelerinin yenilenmesinde, TSK sisteminden yapılan yazışmalarının dikkate alınmasıyla ilgili olarak yapılan değerlendirmede haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine yönelik hüküm kurulsa da TSK’nın mevzuatı ve askeri-istihbari niteliği gereği özel koşulları haiz olduğu da göz önünde bulundurulmuştur. Bu açıdan konunun değerlendirilmesinde her somut olayın şartlarının ayrıca dikkate alınması gerektiği de unutulmamalıdır.

[1] 05.02.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Paylaşımlardan haberdar olmak için

Yeni yazılar, haberler ve akademik çalışmalar

Benzer Yazılar

MAGNA HUKUK AVUKATLIK & DANIŞMANLIK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HUKUKU KAPSAMINDA ÇALIŞAN ADAYI AYDINLATMA METNİ

Magna Hukuk, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı Kanun) kapsamında kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen olarak veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden veri sorumlusu sıfatıyla sorumludur.
       
İşbu metinle temel hak ve özgürlükler ve kişisel verileri korumak; Anayasa’ya, insan haklarına ilişkin taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve Kanun ile sair mevzuata uygun veri işleme faaliyetinde bulunmak amacıyla Magna Hukuk tarafından yapılan iş başvuruları doğrultusunda işlenen kişisel verilere ilişkin veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, çalışan adayı durumunda olan ilgili kişilerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışan adayları, Magna Hukuk bünyesinde çalışmak için başvuruda bulunmuş avukat, stajyer avukat ve idari personel adaylarıdır.
       
İşbu metin Magna Hukuk Avukatlık & Danışmanlık Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası Metni (Politika Metni) ile açıklanan kavram ve ilkelere uyumlu olarak hazırlanmış olup gerektiğinde güncellenmektedir.