Tam Yargı Davasında Süreye İlişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı

Yazıyı paylaş

Share on facebook
Share on linkedin
Share on twitter
Share on email

İdarenin tarafı olduğu sürekli edimli sözleşmelerde idarenin ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda karşı tarafın her edim için dava açma süresinin ne zaman olduğu yönünde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin farklı görüşte olduğu kararları vardır. Kararlara konu olan olaylarda sağlık personeli ödenmeyen nöbet ücretlerinin kendilerine ödenmesi için idareye tam yargı davası açmış, bu ücretlerin ödenmesinin hangi tarihten başlayarak yapılacağı konusu farklı değerlendirilmiştir.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararında her bir ücret için ayrı ayrı dava açma süresi göz önünde bulundurulmadan davacıya ödenmeyen tüm nöbet ücretinin verilmesinin kararını hukuka uygun bulmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararında davacı lehine nöbet ücretlerinin ödenmesi kararını hukuka uygun bulmuş ancak ödenecek miktarın dava açma süresi göz önünde bulundurularak hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir.

Bahse konu içtihat farklılığı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2021/19 E. ve 2021/13 K. sayılı kararıyla kesin olarak giderilmiştir. Kurul bu kararında davacılar tarafından icap ve nöbet ücretlerinin ödenmesi istemiyle idareye yaptıkları başvuruların reddedilmesi üzerine açılan uyuşmazlığa konu davalarda, başvuru tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan ilk uygulamanın yapıldığı tarihten itibaren icap ve nöbet ücretlerinin ödenmesi mümkün olup; davacıların başvuru tarihinden geriye doğru 60 günden öncesine yönelik ücretler için davanın süre aşımından reddi gerektiği sonucuna varmıştır.

Buna göre dava, idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren 120 [zımni ret süresinin 30 güne inmesiyle bu süre 90 gün olacaktır] gün içinde açılmış ise; ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal haklarının verilmesi mümkün olup; idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkün olacaktır.

Paylaşımlardan haberdar olmak için

Yeni yazılar, haberler ve akademik çalışmalar

Benzer Yazılar

MAGNA HUKUK AVUKATLIK & DANIŞMANLIK KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HUKUKU KAPSAMINDA ÇALIŞAN ADAYI AYDINLATMA METNİ

Magna Hukuk, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (6698 sayılı Kanun) kapsamında kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen olarak veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden veri sorumlusu sıfatıyla sorumludur.
       
İşbu metinle temel hak ve özgürlükler ve kişisel verileri korumak; Anayasa’ya, insan haklarına ilişkin taraf olunan uluslararası sözleşmelere ve Kanun ile sair mevzuata uygun veri işleme faaliyetinde bulunmak amacıyla Magna Hukuk tarafından yapılan iş başvuruları doğrultusunda işlenen kişisel verilere ilişkin veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, çalışan adayı durumunda olan ilgili kişilerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışan adayları, Magna Hukuk bünyesinde çalışmak için başvuruda bulunmuş avukat, stajyer avukat ve idari personel adaylarıdır.
       
İşbu metin Magna Hukuk Avukatlık & Danışmanlık Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası Metni (Politika Metni) ile açıklanan kavram ve ilkelere uyumlu olarak hazırlanmış olup gerektiğinde güncellenmektedir.