26 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni kanun değişikliklerinden biri de ilk kez, Türk vergi sisteminde “sosyal medya etkileyicisi” [influencer, youtuber vs.] olarak adlandırılan kişiler özelinde bir vergi düzenlenmesi yapılmasıdır.
1. lnfluencer Marketing ve Sosyal Medya Etkileyicisi
Sosyal medya içerik üreticilerinin oluşturduğu “lnfluencer Marketing” olarak adlandırılan pazar, çok hızlı büyümektedir. 2019 yılında dünya çapında sadece 9 milyar USD olan “Influencer Marketing”in hacminin, 2022’de 15 milyar USD olacağı tahmin edilmektedir[1]. “Sosyal medya etkileyicisi” [influencer, youtuber vs.] olarak adlandırılan kişiler, dijital iş yerlerini kullanarak çok ciddi hacimlere ulaşan reklam gelirlerine sahip dijital dönüşümün ortaya çıkardığı yeni müteşebbislerdir. Reklam veya sponsorluk geliri elde eden bu kişiler, şartların varlığı hâlinde, “dijital tacir” olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelendirmede geleneksel nitelikteki tacir ile esnaf ayrımının da benzeri bir şekilde dikkate alınması gerekmektedir[2]. Bu kapsamda dijital ortamlarda basit, amatörce çalışan ve önemli bir geliri olmayan kişiler, dijital tacir kavramı içerisine doğrudan dâhil edilmemelidir. Aksi takdirde girişimciliğin ve inovasyonun önüne ciddi bir engel çıkarılmış olacaktır. Geçiciliğin değil devamlılığın esas alındığı bu anlayışı vergi hukukunda da görmek mümkündür. Zira vergi mükellefiyeti tesis etmek için sosyal medya başta olmak üzere platformlar ve ağlar üzerinden verilen reklam ve benzeri hizmetler de dahil her türlü dijital ticari faaliyetler karşılığında süreklilik arz edecek bir şekilde gelir elde edilmesi şarttır. Bu çerçevede sosyal medya etkileyicileri kapsamında influencer [youtuber vs.] olanların bu faaliyetlerinden elde ettiği gelir de vergilendirilmektedir. Söz konusu gelir, serbest meslek kazancı ya da arızi kazanç hükümlerine göre değil Gelir Vergisi Kanunu m. 37’de düzenlenen “ticari kazanç” hükümlerine tâbi tutulmakta idi[3].
2. Yeni Kanunî Düzenleme
26 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun[4] kapsamında vergi mükellefi olarak kabul edilen “sosyal ağlar üzerinden içerik paylaşımı yapan sosyal içerik üreticileri ve mobil cihazlar için uygulama geliştirenlere” ilişkin bazı değişiklikler öngörülmüştür[5].
Öncelikle “Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası” başlıklı 7338 sayılı Kanun m. 2 hükmü kapsamında “internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ve akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesna” kabul edilmiştir. 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla uygulanacak olan bu istisna ancak elde edilen kazançlar, toplamı Gelir Vergisi Kanunu [GVK]’nda belirtilen gelir diliminde yer alan tutarın aşılmaması ve kazanca ilişkin tüm gelirlerin Türkiye’de kurulu bir bankada açılacak hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şartı ile mümkün olacaktır. Diğer bir ifadeyle, söz konusu geliri, düzenlemede yer alan şartlar kapsamında banka hesabı aracılığıyla tahsil etmeyenler ve düzenleme kapsamındaki toplam kazancı gelir vergisi tarifesinin dördüncü dilimini [2021 yılı için 650.000 TL] aşanlar düzenlemede yer alan istisnadan yararlanamayacaklar.
Aynı zamanda gelirlerin tahsilatı için kullanılması öngörülen bankaların, bu hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi stopajı uygulaması ve bu vergiyi genel esaslar çerçevesinde beyan edip ödemesi öngörülmüştür. Örneğin GVK m. 103’e göre dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın 2021 yılı için 650 bin TL olduğu göz önüne alındığında, kazancın tutarı 2021 yılı için 650 bin TL’ye kadar ise düzenlemede belirtildiği üzere bir banka üzerinden ödeme alınacak ve bankaların hesaplarına yatan tutar üzerinden %15 stopaj kesintisi yapılıp vergi dairesine ödenmesi gerekecektir. Bu husus nedeniyle ilgili hükmün istisna olarak nitelendirilmesinin pek de mümkün olmayacağına ilişkin görüşler de mevcuttur.
Ayrıca Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı’na söz konusu %15’lik oranı her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirme ve %30’a kadar artırma yetkisi verilmiştir. Aynı zamanda bahsi geçen mükelleflerin başka faaliyetlerden elde ettikleri kazanç ya da iratlarının olması bu istisnadan faydalanmalarına engel teşkil etmeyecektir. İlgili düzenlemeye göre istisnaya ilişkin şartlar sağlanmadığı takdirde ise eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası da kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir.
Sonuç
Sonuç olarak özellikle sosyal medya içerik üreticilerinin oluşturduğu “lnfluencer Marketing” olarak adlandırılan ve çok hızlı gelişim gösteren pazarda etkili olacak olan yeni kanun değişikliği kapsamında;
- Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinden elde edilen kazançlar gelir vergisinden istisnadır.
- Bu istisnadan faydalanılabilmesi ancak iki şart altında mümkündür:
- Kazanç miktarının toplamının GVK’daki dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması,
- Kanunda belirtilen yolla elde edilen kazanca ilişkin tüm gelirlerin Türkiye’de kurulu bir bankada açılacak hesap aracılığıyla tahsil edilmesi.
- Gelirlerin tahsil edileceği bankalar, hasılat tutarı üzerinden aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi stopajı uygulayacak ve bu vergiyi genel esaslar çerçevesinde beyan edip ödeyecektir.
Av. Büşra YANAR
Av. Doç. Dr. Hamdi PINAR
[1] “Influencer marketing”de en çok tercih edilen mecra Instagram olup; bunu sırayla Facebook, YouTube, Twitter ve Linkedin takip etmektedir. Bkz. Huppertz, Liesa: Das neue Influencer-Gesetz zur Werbekennzeichnung 2021 [https://blog.mynd.com/de/neues-influencer-gesetz-werbekennzeichnung, erişim 18.05.2021].
[2] Bu hususa ilişkin 6102 sayılı TTK m. 11/2’de “Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
[3] Pınar, Hamdi: Dijital Ekonomi Hukuku Kapsamında Yeni İş Modellerinin ve Teknolojilerinin Ticaret ve Rekabet Hukuku Boyutu, 1. B., Ankara 2021, s. 104 vd.
[4] 26 Ekim 2021 tarih ve 31640 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun için bkz. [https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/10/20211026-1.htm, erişim 04.11.2021].
[5] Dijital ekonomi kapsamında yapılacak vergilendirmelere ilişkin küresel ölçekteki en güncel gelişme ise 8 Ekim 2021 tarihinde düzenlenen, Türkiye’nin de imzalayan üye ülkelerden biri olduğu, OECD/G20 zirvesidir. Bu zirvede 140 üye ülkeden 136 üye ülkenin kabulü ile iki yapı taşından oluşan dijital ekonominin vergilendirmesine ilişkin bir bildiri yayımlanmıştır. İlk yapıtaşına göre çok uluslu işletmelerin pazar ülkelerde vergilendirilmesi sağlanmış ve ikinci yapıtaşı olarak ise küresel ölçekte çok uluslu şirketlerin küresel vergi oranı en düşük %15 olarak tespit edilmiştir. [https://www.oecd.org/tax/beps/statement-on-a-two-pillar-solution-to-address-the-tax-challenges-arising-from-the-digitalisation-of-the-economy-july-2021.pdf, erişim 09.11.2021].

