Taşınır rehni, bir alacağı güvence altına almak için kurulan ve hak sahibi alacaklıya borcun ödenmemesi durumunda, güvence konusu taşınırı paraya çevirme yetkisi tanıyan sınırlı bir ayni haktır[1]. Taşınır rehni kavramı; hem 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda –TMK- hem de 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununda -TİTRK- ayrı ayrı düzenlenmiş olup, okuyacağınız blog yazısında bu düzenlemeler arasındaki farklılıklara değinilecektir.
Düzenlemelerde yer alan farklılıklara geçmeden önce TİTRK hükümlerinin kanunun adından da anlaşılacağı üzere sadece ticari işlemlerden doğan borçlar için kurulan rehne uygulanacağı ifade edilmelidir. Tüketici işlemi niteliğindeki borçlar ile adi borçlar için tesis edilen rehinler TİTRK kapsamında olmayacaktır[2]. Öğretide, kanunda yer verilen ticari işlem ifadesinin işletme ve mesleki faaliyetle ilgili olarak kazanç elde etmek üzere girişilen her türlü işin anlaşılması gerektiği kabul edilmektedir[3].
TİTRK kapsamındaki rehin sözleşmesi kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında veya tacir ve/veya esnaflar arasında akdedilen sözleşmeyi ifade eder. TİTRK kapsamında üzerinde rehin kurulabilecek taşınır varlıklar sınırlı sayıda olmamak üzere Kanun’un 5. maddesi ile sayılmıştır. Sermaye piyasası araçları ile türev araçlara ilişkin finansal sözleşmeleri konu edinen rehin sözleşmeleri ile mevduat rehni ve tapu kütüğüne herhangi bir nedenle tescil edilen taşınırlar TİTRK kapsamına dahil değildir.
TMK ile düzenlenen taşınır rehninde; taşınırın rehnedilebilmesi için zilyetliğin alacaklıya devredilmesi gerekmektedir –TMK m. 939/1-. Bu nedenle taşınır rehni kurulduktan sonra taşınırın zilyetliği kendisinde bulunan hak sahibi alacaklı, rehinli taşınırın başına gelecek kaybolma, yok olma ya da değerinin azalması gibi zararlardan da o andan itibaren sorumlu olacaktır. Buna paralel olarak rehinli taşınırı başkasına devir ya da rehneden alacaklı, doğan tüm zararlardan da sorumlu olur. –TMK m. 945-.
Buna karşın TİTRK hükümleri doğrultusunda ticari işlemler kapsamında kurulacak olan taşınır rehinlerinde zilyetliğin devri zorunlu değildir. –TİTRK m. 2/1-ı–. Rehin kurulan taşınırın zilyedi, rehinli taşınırı koruyacak tedbirleri almakla yükümlüdür –TİTRK m. 12/2-. Dolayısıyla bu taşınır rehninde sorumluluk zilyetliği elinde bulunduracak olan borçlu ya da zilyet olarak seçilen üçüncü kişiye aittir. Bunun yanında taşınırın zilyetliği elinde bulunmayan alacaklı ise, rehin veren ya da üçüncü bir kişinin zilyetliğinde bulunan rehne konu taşınır varlığı denetleme hakkına sahip olacaktır. –TİTRK m. 12/4-. Taraflar arasında yapılacak borçlandırıcı işlemin kaynağı olan sözleşmeye denetlemeye ilişkin hüküm konulması da mümkündür[4].
TMK ile TİTRK kapsamında düzenlenen taşınır rehni türleri arasındaki bir diğer fark ise Lex Commissoria yasağı uygulamasından kaynaklanmaktadır. Lex Commissoria yasağı, borcun ödenmediği durumlarda rehin konusu taşınırın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine yönelik anlaşmaların yasaklanması anlamına gelir[5]. TMK kapsamında düzenlenen taşınır rehninde, lex commissoria yasağı geçerlidir –TMK m. 949-. Dolayısıyla alacaklı, borcun ödenmemesi durumunda sadece ilgili taşınırın paraya çevrilmesini isteyebilecektir. Fakat TMK kapsamındaki bu düzenlemeden farklı olarak TİTRK kapsamında ticari işlemlerde uygulanacak taşınır rehninde ise lex commissoria yasağına istisna getirilmiştir. Bu istisnaya göre birinci dereceden alacaklı, alacağını karşılamak adına icra dairesinden rehinli taşınırın paraya çevrilmesi amacıyla mülkiyetin devrini talep edebilecektir. –TİTRK m. 14/1-[6].
TİTRK kapsamında düzenlenen taşınır rehninin, TMK’daki düzenlemeden bir diğer farkı ise taşınır rehinlerinin sicile tescil edilebiliyor olmasıdır. Kanun kapsamında yapılan yeni düzenleme ile Ticari İşlemler İçin Taşınır Rehin Sicili –TARES- oluşturulmuştur. Taraflar arasında yapılan rehin sözleşmesinin, sicile tescil edilmesi ile rehin hakkı kurulmuş olacaktır. Bu sayede rehin hakkı, üçüncü kişilere karşı da hüküm ifade edebilecektir –TİTRK m. 4/1-. Tescilde ilan şartı bulunmamaktadır ve sicil alenidir[7].
Tüm bu anlatılanlar sonucunda; TİTRK kapsamında taşınır rehninin kurulabilmesi için zilyetliğin alacaklıya geçirilme zorunluluğunun bulunmaması, tescil ile sağlanacak olan aleniyet ve paraya çevrilme aşamasında alternatif yolların sunulmasıyla beraber ticari işlemin tarafları için kredi kuruluşlarına erişimin daha da kolaylaştırılması hedeflenmiştir[8].
Av. Doç. Dr. Süleyman YILMAZ
Av. İlayda ŞİMŞEK, LL. M.
KAYNAKÇA
Antalya, Gökhan/ Acar, Faruk: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni -6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Çerçevesinde İlk Tespitler-, İstanbul 2017.
Boztaş, Nevzat: Lex Commissoria Yasağının İnançlı İşlemler ve İcra Sözleşmeleri Bağlamında Değerlendirilmesi, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 4-2-, Güz 2017.
Erbaş Karakuş, Burcu: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni ve Rehin Alacaklısının Korunması, Eylül 2018.
Mete, Cansu: Taşınır Rehni, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.19, Özel Sayı-2017.
Uyumaz, Alper/ Türk, Mehmet Cemil: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Üzerine Düşünceler, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 25, Sayı 2, Aralık 2019, s. 1416-1456.
[1]METE Cansu, Taşınır Rehni, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, C.19, Özel Sayı-2017, s.1441.
[2]ANTALYA.Gökhan/ ACAR, Faruk: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni -6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Çerçevesinde İlk Tespitler-, İstanbul 2017, s. 10.
[3]ANTALYA, ACAR: s.29; UYUMAZ, Alper/ TÜRK, Mehmet Cemil: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Üzerine Düşünceler, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 25, Sayı 2, Aralık 2019, s. 1423.
[4]ERBAŞ KARAKUŞ, Burcu, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni ve Rehin Alacaklısının Korunması, Eylül 2018, s.198.
[5]BOZTAŞ Nevzat, Lex Commissoria Yasağının İnançlı İşlemler ve İcra Sözleşmeleri Bağlamında Değerlendirilmesi, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 4-2-, Güz 2017, s.218.
[6]ŞİT İMAMOĞLU, Başak: Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Üzerine Bir İnceleme, Ankara 2017, s. 40-41
[7]ERBAŞ KARAKUŞ, s.268.
[8]ERBAŞ KARAKUŞ, s.32.

