Google, Rekabet Kurulunun 18.07.2018 tarih ve 18-23/396-M sayılı kararı gereğince hakkında yürütülen soruşturma kapsamındaki bazı bilgi ve belgelerin erişimine açılması istemiyle 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yaptığı başvurunun reddine yönelik 19.09.2019 tarih ve E.10698 sayılı Rekabet Kurumu işlemi ile bu işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bu işlemlerin iptali için dava ikame etmişti.
Ankara 5. İdare Mahkemesi söz konusu iptal talebine ilişkin yaptığı inceleme neticesinde erişim için talepte bulunulan belgelerden bir kısmı için erişim talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık görmemekle birlikte özellikle ilk inceleme raporu ve önaraştırma raporunun ticari sırlardan arındırılmış halinin erişime açılması talebinin reddini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme yapmış olduğu değerlendirmede “ilk inceleme ve önaraştırma raporlarının doğrudan davacı şirketi hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı gibi doğrudan aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliğinde bulunmamakla birlikte bu raporların davacı şirket hakkında soruşturma açılıp açılmamasına karar verilmesi hususunda etkili olduğu ve yukarıda yer verilen mevzuat ve Tebliğ hükümleri uyarınca ilgililerin dosyaya giriş hakkı kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakı ve elde edilen her türlü delillerin ticari sırlardan arındırılmış nüshalarına bilgi edinme hakkı kapsamında erişebilecekleri hususları göz önüne alındığında; savunma hakkı ile ticari sırların korunması arasındaki dengenin makul bir şekilde kurulması amacıyla söz konusu raporların ticari sırlardan arındırılmış nüshalarının 4982 sayılı Kanunu kapsamında davacı şirketin erişimine açılması gerektiği” şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Rekabet hukuku kapsamında teşebbüsler aleyhine soruşturma açılıp açılmaması noktasında büyük önem arz eden ilk inceleme ve önaraştırma raporlarının bu karardan sonra ticari sırlardan ari olarak sadece hakkında inceleme yapılan teşebbüslere değil; bu raporların yanında soruşturma raporunun da şikâyetçi teşebbüslerin de erişime açılması gerektiği kanaatindeyiz. Böylece rekabet hukuku uygulaması ve Kurul’daki süreçte hem şeffaflık hem de raporların denetimi en üst düzeyde olacaktır.

